Şeyh (k.s.), Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) için salavat (salât) yazmayı vaad etmişti. Yazacağım selevatı şerife kimsenin daha geniş ve kapsamlı yazmadığı bir salavat olacaktı. Şeyh hazretleri, Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’ i uykuda iken rüyasında, sonra uyanıkken gördüğünde, verdiği vaadi yerine getirmesini emretti. Bunun üzerine Şeyh; “Gâyet-ül Hayrat” adlı salavatları yazdı. Şeyh ve müridleri her namazdan sonra bu salavatları okuyorlardı. Şeyh (k.s.) hacca gittiğinde, Medine’de Mescid-i Nebevî’nin müezzininin bu salavatı şerîfeleri minarede aynen olduğu gibi eksiksiz bir şekilde okuduğunu görür. Hiçbir tahrif ve tebdil olmadan, başkasının onu aynı şekilde okumasına şaştı. Müezzine bu salavatı ve bunları söyleyeni sordu.
Müezzin;
“Bunları kabri şerîfin üzerinde bulduk, kimin söylediğini bilmiyoruz” der. Bu da bunların Allah ve Resulü katında kabul olduğuna dair bir işarettir.