GÂYÂTÜL-HAYRÂT
Şeyh Muhammed el-Hazîn (k.s.), Peygamber Efendimiz (SAV) için salavat yazmayı vaad etmişti. “Yazacağım salavatı şerife kimsenin daha geniş ve kapsamlı yazmadığı bir salavat olacaktır.”
Gâyâtü’l-Hayrât (Salavât Kasidesi)

Bu eserin yazılış sebebi şöyledir:
Şeyh Muhammed el-Hazîn (k.s.), Peygamber Efendimiz (SAV) için salavat yazmayı vaad etmişti. Yazacağım salavatı şerife kimsenin daha geniş ve kapsamlı yazmadığı bir salavat olacaktır. Şeyh hazretleri, Peygamber Efendimiz (SAV)’i önce rüyasında, sonra yakaza1 halinde gördüğünde Efendimiz (SAV) verdiği sözü yerine getirmesini emretti. Bunun üzerine Şeyh; “Gâyâtü’l-hayrât” adlı salavatları yazdı. Şeyh Muhammed el-Hazîn (k.s.) ve müritleri her namazdan sonra bu salavatları okurlardı. Eserin giriş kısmında geçen rivâyete göre Şeyh Muhammed el-Hazîn (k.s.), Efendimiz (SAV)’in şöyle buyurduğunu söylemiştir:
“Kim bana özlem ve muhabbetle bu salavâtları okursa, kendisine bunların içindeki güzellikler kadar sevap yazılır ve kıyamet günü ben ona şefaatçi olurum.”
Ey Allahım! Kâinâtta mevcut bütün zerreler sayısınca,
Her şeyi hakkıyla bilen Allahım! İlminin kuşattığı,
Şimdiye kadar olmuş ve ebediyete kadar da olacak şeyler sayısınca,
Muhammed’e, âline, ashâbına ve bütün peygamberlerin hepsine, salât olsun dâimâ.
Ey Rabbim! Kâinâtta mevcut bütün zerrelerin,
Birbirleriyle devamlı çarpışmaları adedince,
Ey Kerim! Ve bunun gibi birbiriyle çarpışan milyarlarca zerre adedince,
İnsanların efendisi resulün Muhammed Mustafâ’ya, salât olsun dâimâ.
Ey Rabbim! Kâinâtta, kıyamet günü mahşerden sonrasına kadar, yoktan var etmeyi takdir ettiğin her şey adedince,
Ey Alîm! Zerrelerde meydana gelen bütün çarpışmalar adedince,
Bütün varlıklardan üstün kılıp, en yüksek makama erdirdiğin resule, salât olsun dâima.
£y Rabbim! Emirler, yasaklar, âyetler ve verdiğin hükümler sayısınca,
Kalplerde meydana gelen düşünce, vesvese ve ilhamlar sayısınca,
Bütün hareketler, sakinlikler, nefesler ve varlıkların renkleri sayısınca,
Seçtiğin, kendine yakın eylediğin ve en güzel kelamı indirdiğin resûle salât olsun.
Ey Rabbim! Bütün bedenleri ve ruhtan oluşturan zerreler sayısınca,
Bu dünyada ve selamet yurdunda var edip yarattığın şeyler sayısınca
İki dünyadaki varlıklarla, bunların hakikat ve incelikleri sayısınca
Kendisi hürmetine varlıkları ve büyük gök cisimlerini yarattığın o zâta salât olsun.
Ey Rabbim! İmkân dairesindeki zerreler sayısınca,
Yer altından arş-ı âlâya, ve de cennette bulunan bütün varlıklar sayısınca,
Ey Muhit! Ve de bu varlıkların sayısının birbiriyle çarpımının sonucu kadar,
Âhir zaman peygamberi seçilmiş Habîb’ine salât olsun.
Ey Rabbim! Kâinatta ve lâmekânda2 ariflerin kalplerine verdiğin keşifler sayısınca,
Yedi sıfatınla3 var ettiğin ve var edeceğin her şey sayısınca,
Her göz açıp kapamada bunların birbiriyle çarpımının sonucu kadar,
Huzuruna yükselttiğin ve de seni açıkça gören o zâta salât olsun.
Ey Rabbim! Arş, Kürsü, Sidre4 ve cennetlerdeki melekler,
Hûriler, köşkler, kuşlar ve Vildanlar5 sayısınca,
Buralarda ve yedi kat gökte bulunan bütün varlıklar ağırlığınca,
Kâbe kavseyn’e6 yaklaştırıp en güzel sözlerle konuştuğun o zâta salât olsun.
Ey Rabbim! Yeryüzündeki insan, cin ve bütün canlı türleri,
Yine ırmaklar, pınarlar ve yine ateşlerdeki şeyler sayısınca;
Buralardaki şeylerin ağırlığı ve bütün varlıkları oluşturan parçalar sayısınca,
Senin cemalinin seyrine dalan ve en açık dille seninle konuşan o zâta salât olsun.
Ey Rabbim! Levh-i mahfuz ve de Kur’ân’da bulunan,
Âyetler, lügatler, harfler, lafızlar ve mânâlar sayısınca;
Kâinâtın oluşturan parçalar ve taşıdıkları ibret ve sırlar sayısınca,
İki cihanın nuru, varlıkların sırrı ve cennet ehlinin efendisi Muhammed’e salât olsun.
Ey Rabbim! Bu kasidede zikrettiğim bütün sözler sayısınca,
Bunların birbirine devamlı çarpımından çıkan sonuç sayısınca.
Varlıkların ruhu, kuşluk vaktinin güneşi, Muhammed’e ve bütün peygamberlere
Ebû Bekir es-Sıddık, Ömer, Osman, Ali, sahâbîler ve âline salât olsun.
Ey Rabbim! Hem bu âlem hem de ebedî âlemde yarattıklarının sayısınca,
Peygamberlerin sonuncusu, âlemlere rahmet olarak gönderilen hidâyetin nûru Muhammed’e salât olsun.
Allahım! Onu, Hazin ismiyle anılan bu hakir ve fakire şefaatçi eyle,
Onu abâ ehline7 şefaatçi eylediğin gibi, hem bize hem de bütün günahkârlara şefaatçi eyle.
Allah’ın ve bütün varlıkların salavâtı,
Her şeyi hakkıyla bilen Allahım! İlminin kuşattığı her şey sayısınca,
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Muhammed’e, onun âline, ashâbına ve bütün peygamberlerin üzerine salât ve selâm olsun.
- Yakaza, kalbin ve ruhun uyanık olma halidir.
- Lâmekân tasavvufi bir terimdir. Allah melekler ve ruhlar mekana ihtiyaç duymaz. Lâmekân onların katıdır.
- Yedi sıfat ifadesinden maksat Yüce Allah’ın şu sıfatlandır: Hayat, ilim, semi, basar, irade, kudret, kelam.
- Sidre: Sidretü’l-müntehâ, tüm sâliklerin seyirlerinin, amellerinin ve ilimlerinin sona erdiği noktadır. Büyük berzah ta denir.
- Cennet ehlinin hizmetiyle görevlendirilen gençler anlamında bir terimdir.
- Kabe kavseyn ev ednâ: İki yay aralığı kadar, hatta daha da yakın bir mesafe, yani çok kısa bir mesafe demektir. Hz. Peygamber (SAV)’in, Miraç gecesi Allah’a çok yaklaştığını anlatan bir ifadedir. Kâbe kavseyn; Hak ile ittihat ve ittisal, “ev ednâ” da aynu’l-cem makamıdır.
- Aba ehli: Âl-i abâ da denir. Hz. Peygamber (SAV), Hz. Ali (RA), Hz. Fâtıma (RA), Hz. Hasan (RA) ve Hz. Hüseyin (RA)’e aba ehli denir.