Şirvan kazasında müftü Hacı Mehmed Efendi’nin oğlu Molla Haydar bana anlattı, dedi ki: “Annem hastalandı, ölüm döşeğine düştü. Yaşamasından ümitsiz kalıp Uveyndurre Camiine, Şeyh Kasım’ın oğlu Şeyh Muhammed’i çağırmak üzere birini yolladık”. Elçi, mezkûr camiye gidip Şeyh Muhammed’e;
“Hacı Mehmed Efendinin hanımının ölümü yaklaştı. Ölümünden önce hazır bulunmanız ve bir Yâsîn-i şerîf okumanız için, beni size yolladılar” der.
Şeyh Muhammed, yanında bulunan, babasının şeyhi Şeyh Muhammed El Hâzin’e durumu anlatıp, gitmek için izin ister. Şeyh-ul Hâzin;
“Ben de sizinle geleyim” der.
Birlikte Mehmed Efendi’nin evine gittiler. Mehmed Efendi hanımının durumundan çok mahzundu. Şeyh-ul Hâzin bir müddet murakabeye daldı. Sonra birden başını kaldırarak Hacı Mehmed Efendiye;
“Hanımının eceli daha gelmedi, otuz yıl daha yaşayacak, üzülme” dedi.
Hacı Mehmed Efendi, Şeyhin bu sözüne şaşırıp hayretler içerisinde kaldı. Çünkü hanımı son nefesini vermek üzere idi. Bundan sonrasını Hacı Mehmed şöyle anlattı:
“Vallahi, hayatın yavaş yavaş hanımıma yayıldığını gördük.
Şifâ bulup iyileşti ve şeyhin bu sözünden sonra tam otuz sene yaşadı.”