Murat Erman

Murat Erman

Siirt Üniversitesi Rektörü

PROF. DR. MURAT ERMAN
SİİRT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ

Çok Değerli Katılımcılar. Üniversitemizin Siirt vakfı ile işbirliği içerisinde düzenlemiş olduğu Şeyh Muhammed el Hazin Sempozyumu, tebliğlerin sunulmasıyla birlikte sonuçlanmış oldu. Bu vesile ile dünkü oturumda ve bugünkü oturumlarda tebliğlerini sunan her bir hocamıza ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Her biri birbirinden değerli bilgileri istifademize sundular ve açıkçası burada Şeyh Muhammed el-Hazin sempozyumu sofrasında bir ilim ziyafeti sunmuş oldular. Biz de bu ziyafetten imkân nispetinde nasiplendik. Zaten sempozyumu düzenlerken gerek üniversitemizin gerekse Siirt vakfımızın amacı Şeyh el-Hazin hazretlerinin toplumu irşâd noktasında ortaya koyduğu ilke ve prensipleri ve yaklaşımını gün yüzüne çıkarmak, akademik düzeyde bu mevzuyu tartışmak kamuoyuyla bu değerli bilgileri paylaşmaktı. Amaç hâsıl oldu diye düşünüyorum.

Medeniyetlere beşiklik yapmış kadim bir şehir olan Siirt asırlardır bölgeye gerek medreselerdeki eğitimiyle gerekse bu medreselerden çıkmış çok önemli şahsiyetlerle bölgeye ışık saçmış, böylelikle ilim merkezi haline gelmiştir. Bu sebeptendir ki şehrimiz evliyalar diyarı olarak anılmaktadır. Bu yönüyle Siirt çok önemli tarihi bir dokuya sahiptir. Şeyh Muhammed el-Hazin hazretleri 200. doğum yılı münasebetiyle bu sempozyuma konu olmuştur.

Bugün üniversiteler de aslında medreselerin üstlenmiş olduğu misyonla toplumu aydınlatma ve milli ve manevi değerlerimizi bunun yanında bilim ve teknolojiyi benimsetmek üzere bir misyon üstlenmişlerdir. Fakat üzülerek görüyoruz ki sanki bilim demek bu tarihi süreç içerisinde ifade etmeye çalıştığımız değer yargılarından bağımsız ve soyut bir şekilde bilgi üretmek ya da teknoloji üretmek olarak algılanmaktadır.

Özellikle İslam coğrafyasında bu fikir bu düşünce yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. İnsanımızın önemli bir kısmı da bu şekilde düşünmeye başlamış ve bilim tamamen sanki şeyh Muhammed el-Hazin ve ya yüzyıllardır medrese eğitiminin ortaya çıkardığı önemli şahsiyetlerin ortaya koyduğu toplumu irşat ve aydınlatma ile ilgili değer yargılarından sanki tamamen bağımsız olması gerekiyormuş gibi düşünmeye ve sanki bu değer yargılarından soyutlanmış bir bilimin bilim olamayacağı şeklinde bir yaklaşımla bu değerli şahsiyetler ve bunların ortaya koyduğu eserler gözden uzaklaştırmaya çalışılmıştır. Bugün gelinen nokta itibariyle bunun böyle olmadığını görüyoruz. Zira her geçen gün bilim düşünen insanların sayısı artmaktadır. Yani ilim, irfan, zühd, takva gibi bir takım kavramların asla bilgi üretemeye engel olmadığı düşüncesine sahip kişilerin sayısı artmaktadır. Bu da bizleri ziyadesiyle sevindirmektedir.

Açılışta da belirttiğim gibi Üniversitemiz özellikle bölgemizde yaşamış ve coğrafyaya faydası olmuş şahsiyetlerle ilgili çeşitli aktiviteler, bilimsel etkinlikler düzenlemektedir. 2014 yılında düzenlediğimiz uluslararası İmam Eş’ari ve Eşâ’rilik sempozyumu ülkemiz genelinde büyük bir yankı oluşturdu. Keza 2016 yılında uluslararası Selahaddin Eyyûbî Sempozyumunu düzenledik. Bu sempozyumumuz da yurt içi ve yırt dışından katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü. Bu günde Siirt Vakfı Başkanı Zeki Akyüzlü Beyefendi’nin teklifleri ve bizim de bu teklife sıcak yaklaşmamız sonucu bu sempozyumu düzenlemeyi uygun gördük. İki gündür devam eden bu bilgi şölenine umduğumuzun üstünde bir ilgi ve alaka ile karşılaştık. Sempozyum boyunca dokuz tebliğ sunuldu. Bu tebliğlerin her biri birbirinden güzel ve farklı konular içeriyordu. Şeyh Muhammed el-Hazin’in yaşantısı, akidesi, tasavvufi yönü, fıkıh anlayışı, kasideleri tebliğciler tarafından analiz edildi. Umarım herkes bu bilgi şöleninden istifade etmiştir.

Bundan sonraki süreçte de üniversitemiz bölgemizde yetişen manevi önderleri kamuoyuna tanıtma noktasında bu sempozyumlar serisine devam edecektir. Çok yakın bir süre içerisinde yine bölgemizde yetişen manevi önderlerden kabul edilen Molla Halil es-Siirdi sempozyumunu icra edeceğiz. İsmail Fakirullah, İbrahim Fakirullah gibi daha nice şahsiyetleri ve eserlerini Üniversitemiz gün yüzüne çıkaracak ve kamuoyuna tanıtacaktır. Böylelikle üniversitelerin, bilim dünyasının bu şahsiyetlerle bir tezat teşkil etmediği tam aksine iyi sentezlendiğinde çok daha verimli sonuçların elde edileceğini ümit ediyorum.

Ben öncelikle buralara kadar gelip sempozyumda tebliğ sunmak suretiyle sempozyuma katkı sağlayan hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Bununla birlikte Siirt Üniversitesi ve Siirt Vakfı çalışanlarına sempozyuma sağladıkları katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Keza Muiniddin Aydın hocamıza ve Siirt Valiliğine sempozyuma sağladıkları desteklerinden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. Ayrıca salonları iki gündür dolduran, tebliğleri dinleme zahmetinde bulunan değerli dinleyicilere şükranlarımı sunuyorum. Umarım sempozyum bu yönde amacına ulaşmıştır. Ben bu vesile ile hepinize tekrar teşekkür ediyor ve saygılar sunuyorum.