Mehmet Müezzinoğlu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
MEHMET MÜEZZİNOĞLU
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI
Bismillahirrahmanirrahim, Esselamü Aleyküm ve Ali dostlar. Sayın Valim çok değerli Genel Başkan Yardımcım değerli Milletvekili arkadaşlarım. gerek Siirt’imizin gerekse ülkemizin değişik yerlerinden gelen değerli hocalarımız, değerli akademisyenlerimiz “Şeyh Muhammed El Hazin” dostları Gönüldaşları bugün burada sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğumu ifade ediyorum. Rabbime şükrediyor, gelişime vesile olan dostlara teşekkür ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.

“Şeyh Muhammed El Hazin” Rahmetullah bizim medeniyetimizin bir temsilcisi, Rabbim ona rahmet eylesin. Mekânını cennet eylesin. Bizleri de onu ve onun gibilerini anlayabilmeyi nasip etsin. Esasında büyük bir medeniyetin mensuplarıyız. İslam medeniyetinin mensuplarıyız. Baktığımız zaman ilim ve irfan hak ve adalet, sevgi ve kardeşlik, barış ve huzur medeniyetinin mensuplarıyız. İlim ve irfanın hak ve adaletin huzur ve kardeşliği merkeze alan bir medeniyetin mensupları olarak esasında “Şeyh Muhammed El Hazin”in şahsında bugün etrafımıza baktığımızda ne kadar hüzünlensek ne kadar hazinensek o kadar azdır diyorum. Gerçekten onun yaşadığı dönem esasında medeniyetimizin sendelemeye başladığı dönem sayılır. 1800’lü yıllar medeniyet coğrafyamızda sıkıntıların başladığı bizim ilim ve irfandan yavaş yavaş koptuğumuz hak ve adaletten yavaş yavaş uzaklaştığımız kardeşlik sevgi bağlarımızı birbirimize bağlarımızı zayıflattığımız dönem, onun yaşadığı dönem, 1800’lü yıllar, 1800’lü yılların sonu ve sonrada 1900’lü yılların acı tablosu. Bugün ise hemen etrafımıza baktığımızda hani zaman zaman bazıları gurur duyarak söylüyor bazıları da içi kanayarak söylüyor. Öldürende: “Allah Allah” diyor ölen de: “Allah Allah” diyor. Öyle bir tabloyu yaşadığımız günlerde, El hazine anıyoruz. Rabbim anlatan çok anlayabilmeyi nasip etsin, anlata bilmeyi nasip etsin ve bu medeniyetin mensuplarına gerçekten bu medeniyetin mensubuyum derken açıkçası o İslam medeniyeti ilmi ve İrfan’ı merkeze alan hak ve adaletten asla ödün vermeyen kardeşliği emreder. ‘Birbirinizi sevmedikçe İman etmiş sayılmazsınız İman etmedikçe de Cennete giremezsiniz’ dolayısıyla birbirimizi sevmeyi merkeze alan kardeşliği merkeze alan müminler Müslümanlar kardeştir ancak kardeştir diyen bir medeniyetin mensupları olarak bugünkü geldiğimiz nokta gerçekten hüzün ve hazin. Rabbim inşallah bunu iyi görüp buralardan çıkabilmeyi kendi değerlerimize sahip çıkabilmeyi kendi değerlerimize sabit ayağımızı güçlü koyabilmeye nasip etsin.

Son dönemde batı medeniyeti sermaye diyor, insan sermayesi diyor, beşeri sermaye diyor. İnsan sermayesi diyor, bizim medeniyetimiz insana sermaye diye bakmaz. Beşeriyeyede sermaye olarak bakmaz. İnsana bir değer olarak bakar ve insanların oluşturduğu yapının bir beşeri sermaye olarak veya beşeri değer olarak güçlenmesi bu bizim medeniyetimizin özüdür. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, insanı yücelt ki devlet yücelsin” anlayışında, insanı yaşatmayı merkeze alan insanı değerli kılan anlayışları çok daha güçlü bir şekilde sahiplenmemiz gerek. Bugün batı insan sermayesini beşeri sermayeyi de güçlendirerek dünyaya bir medeniyet sunuyor ve o medeniyetin zulmünü, zalimliğini akan kanı, akan gözyaşını, oluşan adaletsizlikleri şekillendiriyor. Ama başarı için de bu kelimeleri söylüyor. İyi yetişmiş insan sermayesi diyor, iyi yetişmiş beşeri sermaye diyor ve sermayenin gücü diyor. Tam aksine bizim medeniyetimizde adaletin gücü diyor, değerli insan diyor, Kubbede hoş sada bırakabilen insan diyor ve arkasından hayır ve dua ile alınabilecek insan eser bırakabilmek, eseri parayla malla mülkle şekillendirmiyor.

İşte doğumunu 200. yıl dönümünde “El Hazin Hazretlerini” sermayesi dolayısıyla anmıyoruz. Bize bıraktığı değerleri dolayısıyla anıyoruz. O nedenle özellikle burada hocalarımız var, Akademisyenlerimiz var ve yarın da devam edecek bir Sempozyum var. Her gencimizi her evladımıza Her insanımıza, Öz değerlerini öğretebilen Öz değerlerini bile bilen Birer nesiller yetiştirmemiz lazım birey olarak benim öz değerlerim ne Millet olarak medeniyet olarak benim öz değerlerim ne Özde yerlerini sahiplerine bilen nesillerin şekillendirebilirsek işte o zaman değerli insanlarımız, değerli beşeri gücümüz olacaktır. Bu değerli İnsanın insan gücünü değerli, beşeri insan gücünü yakaladığımız günde İşte o zaman yaşatan da “Allah Allah” diyecek ve vakti saati gelip de bu dünyadan göç eden de Elhamdülillah “Allah Allah” diyerek göç edecektir. Ve bugün inşallah bu vesile ile burada o anlayışın sizleri aktarabilecek günlerin olmasını vesile kılsın diyorum. Ve çok teşekkür ediyorum burada çok değerli Gürsel kardeşim tabii Siirtli olmak onun için bir mutluluk onun için onur kaynağı ben Siirtli değilim Balkanlar’ın Gümülcine gibi sınırlarımızın dışında Gümülcine gibi güzel bir şehrinde doğmuş çocukluğumu orada geçirmiş gençliğimi orda geçirmiş. Ama bugün burada Siirt’te sizlerle birlikte siz değerli kardeşlerimizle birlikte olmakta onur, gurur duyuyorum bir kardeşiniz olarak sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Bu sempozyum bereketli olsun diyorum…